Bedava Terapi İşte :)

Canınız mı sıkıldı? Moraliniz mi bozuk? Kafanızı biraz dağıtmak mı istiyorsunuz? Alın elinize bir fırça, birkaç boya ve bir taş başlayın boyama ;) İşte size bedava terapi! Ben taşlarımı boyarken çok eğlendim ve zaman nasıl geçti hiç anlamadım. Pandayı annem için yaptım ve evdeki saksılardan birine çiçeğin dibine oturttum çok şeker durdu. Siz de farklı hayvanlar deneyerek saksılarınızı hayvanat bahçesine çevirebilirsiniz ;)
 
Bu kara kedicikleri ise mektup arkadaşlarım için boyadım... Sevgili Leylak Dalı çok güzel bir mektup etkinliği başlatmıştı, bu sene ben de dahil oldum ve gönderdiğim yılbaşı kartlarımın içine Miso hatırası bu kedicikleri de koydum ;) Umarım alıcılar arasında kedi fobisi olan yoktur hii hii :)

Zuzaylılar

Bu aralar eğlenceyi buldum ben :) 
Sanmayın ki oyuncak, aslında onlar sadece düğme ;)
Ve benim çocuk yanımı gün yüzüne çıkartmayı iyi bildiler! Herhangi bir yerde kullanana kadar bir süre daha oynayacağım onlarla hii hii :)
ELİT TUHAFİYE
Adres: Şemsettin Günaltay Cad. 19 Mayıs Mah. No:164-C Kazasker-Erenköy
(Minibüs Caddesi üzerinde yeni açılan Kazasker Starbucks'ın sırasında...)
Telefon: +90 (216) 386 30 20

Şimdi de Kumaş Cüzdanlara Taktım :)

Geçen gün annemle Bağdat Caddesi'ndeki Dodanlı mağazasına uğradık. 2 katlı mağazada birbirinden güzel kumaşlar vardı ama ben hemen saldırmak istemedim. Genelde birşeye heves ettiğim zaman hemen gider türlü türlü malzemeler alırım, tabii hepsini aynı anda yapamadığım için bir süre sonra ben bunları niye almıştım ne yapacaktım diye düşünür dururum :) Artık beynime iyi davranma kararı aldım, onu böyle düşüncelerle yormayacağım, afferin bana di mi ;) Dodanlı'dan sadece yapacağım cüzdanlar için renkli iç astarlar aldım çünkü Moskova'dan gelirken kumaşlarımı yanımda getirmiştim.
Aaaa yeter ayol senin kedi sevginden bize fenalık geldi demiyorsunuz di mi :) Bak bir konuda anlaşalım sonra bozuşmayalım :) Ben 70 yaşında bir nine olduğum zaman bile torunlarıma kedili atkılar örüyor olacağım, tabii bunun için önce örgüyü sökmem lazım, gerçi önümde öğrenmek için uzun bir zaman var ama neyse şu örgü konusunu şimdilik ben hiç açmıyım, siz anafikri anladınız zaten ;)
Canım arkadaşım Zeynep soldaki rengarenk kedili kumaşı Moskova'da bir fuarda görünce Noni buna bayılır demiş ve almış ;) Arkadaşım beni çözmüş vallahi! Sağdaki kedili kumaşı ise Kievskaya'daki alışveriş merkezinin içinde ufacık bir hobi mağazasında görüp "vurulup" almıştım.
Vee açıklıyorum: şimdiki hedefim yılbaşında sevdiklerime hediye etmek üzere renkli kumaşlardan cüzdanlar dikmek... Bunun için yabancı sitelerde bayağı bir dolandım durdum, en çok şu sitedeki cüzdanı beğendim ama fotoğraf ve anlatımdan bazı yerleri tam olarak anlayamadığım için ilk denemem fiyasko ile sonuçlandı. Üstte fotoğrafını gördüğünüz ikinci denemem oluyor :)  Bu birincisine göre daha iyi oldu ama yine de bazı hatalar yapmışım, mesela iç astarını tersten dikmeyi unutmuşum. Bir de dış kısmını 2 ayrı kumaştan dikmem gerekiyormuş, önden görüntü iyi ama cüzdanın arkasını çevirdiğiniz zaman kediler başaşağı duruyor kihh kihhh :) Neyse bu kadar kusur kadı kızında da bulunur öyle di mi ;)

Fulardan Bluze Transfer ;)

Diğer blogumu takip edenler bilir, kedili bir fulardan bluz yapmıştım kendime... Arkasında likralı kumaş kullanmıştım, çok da basit olmuştu dikimi. Aynısını bir de ablam için yapmak istedim...
Önden görüntüsü böyle oldu...
Bu da arkadan görüntüsü...
Canım ablam inşallah severek giyersin ;)
 Diktiklerim beğenilince teyzoşum da kendi elindeki fulardan bir tane yapmamı istedi ;) Aman bendeki havayı görmeniz lazım, mezurayı astım boynuma, ağzımda iğnelerle prova yaptım kırk yıllık terzi edasıyla ;)
Neyseki havam pof diye sönmedi, altından kalkabildim ;)
Teyzeme diktiğim bluzun arkasında saten kumaş kullandım...
Bunu kendim için dikmiştim...
Şimdi sırada küçük teyzeminki var, onu da en yakın zamanda dikeceğim ;)
Sizin de elinizde desenini beğendiğiniz ama farklı şekilde değerlendirmek istediğiniz bir fular veya eşarbınız varsa benim gibi bluze çevirebilirsiniz ;)

Örmek veya Örememek İşte Bütün Mesele Bu :)

Son günlerde elimden şişlerim eksik olmuyor. Ay gören de beni haraşolar, saç örgüler ördüğümü sanır! 34 yaşındayım ve bildiğiniz düz örgüyü daha yeni öğreniyorum, yani öğrenmenin yaşı yoktur atasözüne güzel bir örnek olabilirim hii hii :)
Canım annem beni pek hevesli görünce gidip yüncüsünden hemen bu yumağı (Himalaya desenli iplikler serisinden Yakamoz) almış.
Ama aldığına alacağına pişman ettim desem yeridir :) Ay bir daha göster anlamadım, ay ilmek kaçtı şimdi napıcam diye diye canım annemi delirttim iki günde :) Sonra max. 5.5 numara şişle örülmesi gereken bir yünü tutturdum kalın olsun diye 10 numara şişle örmeye kalktım tabii ortaya örümcek ağına benzeyen ağzı burnu bir tarafa giden bir örgü çıktı :P Sonra söktüm hepsini tıpış tıpış 5 numara şişi elime aldım. Şimdi örüyorum örmesine ama henüz üstteki kadarcık bir yol alabildim. Ama bu da bişeydir di mi? Yani örgüye kafası geç basan tek yavrucak ben değilimdir bu dünyada, bir ses verin yüreğime su serpin lütfen :)
Bu arada benim örgü ile boğuştuğum bir esnada bana (ya da benden çok anneme :)) acıyan bir arkadaşım (teşekkürler Merve'cim!) bu güzel linki paylaştı benimle, örgüye yeni başlayan herkes tıklasın mutlaka!

Pembe Pembe Gönlüm Elbisede :)

Size demiştim boş durmuyorum diye ;) İşte en son diktiğim elbise... Aslında pembe rengini kıyafette çok tercih etmem, daha çok uçuk renkleri tercih ederim, ne akla hizmet gidip fuşyaya yakın cart pembe kumaş almışım hiçbir fikrim yok :) İnsan bazen böyle şuursuzluklar yapıyor heralde! Elbisemin tamamını gösterebilmek için yazı beklemem gerekiyor, bu nedenle şimdilik sadece ucundan accık gösterebiliyorum ;) Sırada ceket olmayı beklerken kendini tunik-yelek olarak bulan gri likralı kumaşım var, çok az bir işi kaldı, umarım sonuç iyi olur da burada paylaşabilirim, haydi bakalım gazamız mübarak ola :)

Renkler

Burayı çok boşlamış gibi duruyorum ama hobilerim tam gaz devam ediyor aslında ;) Dikiş dersimin yanında şimdi bir de resim derslerine başladım. Aslında resme yeteneğim hiç yoktur ama hem renkleri öğrenmek, hem de farklı birinin perspektifinden resmi algılamak için bu dersi almak istedim. Tabii bir de kolaj denemesi için ;) İlk 2 derste temel renkleri karıştırarak kaç farklı tonda renk ortaya çıkartabileceğimizi öğrendim. Üçüncü derste ise kolajla ilgili çalışmalara başladım. Daha çok başındayım, yavaş yavaş şekillenmeye başladıkça daha çok paylaşacağım. Tekrar görüşene dek sevgiyle kalın!

Ablama Özel

Bu 100süz kızımı ablama özel yaptım ;)
Canım ablam seni çoook seviyorum!

Biri Beni Durdursun Lütfen!

İncik boncuklar, fimo hamurlar, fotoğraf çekmek, yeni yeni dikiş dikmek... Hobilerimin genelini bunlar oluşturuyor gibi görünse de bunlardan çok daha önceleri başlayan bir hobim daha var benim: bulmaca çözmek! Metroda giderken, uçakta seyahat ederken, güneşlenirken hamur yapamam, dikiş dikemem ama bulmaca çözebilirim öyle di mi ;) Önceleri çengel bulmaca olarak başladı bu merakım, sonra sudokuya sıçradı. Hatta öyle ki gözümü kapattığımda 1'den 9'a kadar rakamlar uçuşur oldu... Şimdilerde ise yeni bir hastalığım ortaya çıktı; kare karalama! Başta hiçbirşey anlamadım, internetin altını üstüne getirdim, ekşi sözlüğe bile girip yorumları okuyarak bu bulmacanın nasıl çözüldüğünü anlamaya çalıştım, bendeki azme bakar mısınız :) En sonunda kafama dank etti kareleri nasıl karalamam gerektiği ve o günden beri de Akıl Oyunları'nın çıkardığı Kare Karala kitabı elimden düşmez oldu. Bu bulmacanın en zevkli kısmı ise tüm kareler bitmeden ortaya nasıl bir resmin çıkacağını bilmemeniz... Bunlar benim son günlerde ortaya çıkardıklarımdan bir demet:
(Görüldüğü gibi hala daha büyük kutucuklara geçebilmiş değilim kihh kihh)
Bana göre maymun, eşime göre gülen fare :) & güneş...
Güneş gözlüğünü boyarken hata yaptığım polis & gramofon...
Vazoda çiçekler & timsah...

Bu ve benzeri bulmacaları online olarak oynamak isterseniz Pic-a-Pix sitesine tıklayabilirsiniz ;)

Küçülen Kağıt Macerası

Bu küçülen kağıtları sevgili banyosuyu'nun blogunda görmüştüm ve ne zamandır denemek istiyordum... Ama hobi malzemelerini Moskova'da pek rahat bulamadığım için İstanbul'a gelene kadar sabretmem gerekti. Kozyatağı'ndaki Panel Kırtasiye'de her aradığımı bulabildiğim için oraya gittim, şeffaf ve beyaz renkte iki çeşit küçülen kağıtlardan aldım... Döner dönmez de hemen denedim.
Kendi çizimlerim çöp adamdan öteye gidemediği için çizimini beğendiğim bir hikaye kitabını aldım.
Kitabın içinde kopyasını çıkaracağım resmi seçtim ve üstüne şeffaf olan küçülen kağıdı koydum. 
Renkli keçeli kalemlerle başladım boyamaya... Normal kurşun kalemlerle de oluyormuş... 
Ben hem şeffaf hem beyaz renkli kağıtları denedim ama şeffaf olan ile bir resmin kopyasını çıkarmak çok daha kolay, beyaz olanda alttaki resmi hiç göremiyorsunuz...
Neyseki kopya çekme konusunda başarılıyım :) 
Hızımı alamayıp bir resmin daha kopyasını çıkardım... 
Boyama işi bitince resmin etrafını bir makasla kesiyorsunuz. Küçük makas kullanırsanız kağıt kırılmıyor. Eğer anahtarlık veya takı yapacaksanız fırına koymadan önce delgeçle delik açmayı da unutmayın.
Bu arada benim düştüğüm hataya siz de düşmeyin; kullandığınız renklerin çok koyu olmamasına dikkat edin çünkü fırından çıkardığınız zaman renkler olduğundan daha koyu çıkıyor.
Ve küçülen kağıdın fırından çıkmış hali... Sonuç tam bir fiyasko! Artık fırınımızın eski olmasından mı kaynaklandı bilmiyorum resim büküldü ve tekrar fırına atmama elimde spatula ile nöbet tutmama rağmen düzelmedi, böyle kıvrık halde kaldı. Halbuki ben bundan ne güzel broş yapmayı hayal etmiştim :(
Çizdiğim diğer resimde pek başarılı olmadı... Nerde hata yaptım bilmiyorum. İnternette birçok siteyi gezdim, ama fırında kaç dakika kalmalı, sıcaklık kaç derece olmalı hiçbir detaya rastlayamadım. Kısacası küçülen kağıt maceram hüsranla sonuçlandı. Sizin bu konuda bir öneriniz var mı?

Sculpey Hamurdan Kolyeler

Misafirlerim, Türkiye tatilim derken hobilerim iyice geri planda kaldı... Bu kolyelerimi de aslında çok önceden yapmıştım ama bloguma eklemeye şimdi fırsat bulabildim. Kolyelerin ucu Sculpey fırınlanan hamurdan... Hamurları yuvarlak şekilde kestim ve fırınladım. Soğuyunca önceden print etmiş olduğum resimleri üstüne dekopaj tutkalıyla yapıştırdım ve son aşama olarak da vernikledim. Kuruyunca da zincirlere geçirdim. İstediğiniz remi üstüne uygulayabilirsiniz, yapması gerçekten çok kolay...
Hepinize harika bir hafta dilerim!

Matruşkalarım

Matruşka boyama işi sandığımdan çoook daha zormuş! Alltaki ilk matruşkamı farklı renklerde boyadım ve hepsi bir araya gelince ortaya karman çorman bir görüntü çıktı... Ama yılmadım, ikinci defa işi ele aldım, bu sefer üsttekileri aynı tonlarda olacak şekilde boyadım. Ortalarına ise çubukla kazıyarak yapışan etiketlerden kullandım. Sonuç yine beni pek tatmin etmedi, ben de bir süreliğine bu boyama işini askıya aldım :P Bundan sonra vallah dışarda satılan el boyaması hiçbir bibloya pahalı diye burun kıvırmam :)

100süz Broş