Pissi Ailesi Hepinize Mutlu Bir Yıl Diler!



Sene sonuna doğru ufak bir talihsizlik yaşayıp ayağını kıran arkadaşım anne müdürü'ne ufak bir geçmiş olsun hediyem ;) Tüm tatsızlıkları geride bırakmasını ve yeni senede herşeyin gönlünce olmasını diliyorum!
Bu arada 2011'in sürpriz hamurlarına başladım bile! Yeni yılda yeni pissiler kapıda, umarım hepsi hoşunuza gider, yüzünüzde bir tebessüm oluşturur ;)
Hepinize mutlu bir yıl diliyorum, yeni senede de yaratıcılığımız bol olsun ;)

Etsy & Bendeniz


Merhabalar! Cam yüzükleri nasıl yaptığım ile ilgili yazımı okuyan ama yorumlara göz atmayan kişiler için tekrar yazmak istedim, belki gözden kaçmış olabilir... Ben cam yüzüklerimde kullandığım malzemelerin bir kısmını (camları ve 3 boyutlu yapışkanı) http://www.etsy.com/ sitesinden 1 yıl önce aldım, uzun süredir ordan alışveriş yapmadığım için bu ürünler hala satışta mı bilmiyorum ama siz girip bi bakarsınız ;)

Bu arada ufak bir sitemim olacak... Kesinlikle herkesi aynı kefeye koyuyor değilim, sadece sizlere içimi dökmek istedim. Kimi zaman hobilerimle ilgili mailler alıyorum; genelde hangi hamuru kullandığım, nasıl yaptığım ve malzemeleri nereden aldığım ile ilgili sorular oluyor. Herkese aynı özveri ile cevap veriyorum, fakat bazı kişiler sorunun cevabını alıp merakını giderdikten sonra geriye dönüp bir teşekkür dahi etmiyor. Buna gerçekten çok bozuluyorum! Herkesin vakti değerli, bu nedenle değerli vaktini ayıran birinden de kısa bir teşekkür esirgenmemeli diye düşünüyorum...
Hiç önemsemediğiniz küçük bir teşekkür bir insanın gününün güzel geçmesini sağlayabilir ;)

Kendimi şımarttım ;)





Nazım...


Keyifle yaptığım yüzüklerden biri daha...
Nazım tarçın kokulu Moskova aşığını bekliyor şimdi :)

Hüüüüp!

Minyatür takılara devammmm...

Bu sefer sürahi, sütlük ve şekerlikten bir kolye yaptım...

Yanına 2 tane de fincan yüzük ekledim...

Limonlu yüzüklerimi canım ablam ve Ocak ayı çekilişim için bir köşede bekletiyorum ;)

Evcilik Oyunum

Minyatür bir tabak bulunur...

Yüzük haline getirilir...

Minik bir de çatal bulunur...

Sonra fimodan minik bir pasta yapılır...

Sinbo fırında 15 dakika pişirilir...
(Tanrı mutfağımın kurtarıcısı elim ayağım sinbomu korusun!)

Çıktıktan sonra üstü meyvelerle süslenir, verniklenir...

Veee pastamız misafirimizin beğenisine sunulur...
Yam yam yammm :)

Hediyelerim


Bu postum hobilerime değil hediyelerime ait... Sevgili Ecehan oyalı kolyemi yakından görmek istediğini söyleyince vakit kaybetmeden ekledim buraya... Kolyeler canım annemin hediyesi... İkisi de çok sevdiğim Selma Abla'nın elinden çıkma... Aslında yeşilli olan annemindi ama ben çok beğenince ikisine birden kondum :) Açgözlü müyüm? Evet kesinlikle :) 
  

Renkli olanı bazen kolye bazen saç bantı olarak kullanıyorum, moduma göre değişiyor ;)

Taç Atışı :)




Hobbyland


Geçen haftaki kısa İstanbul ziyaretimde hobilerimi de atlamak istemedim... Vaktim çok kısıtlı olduğu için Eminönü'ne geçemedim, vakit bulamadığım zamanlarda kurtarıcı mağazam Hobbyland'de soluğu alırdım, yine öyle yaptım ;) Bağdat Caddesi'nde Ömer Paşa Sokak'ın başında yer alan Ziraat Bankası'ndan devam ettiğiniz zaman hemen farkedersiniz, önünde mutlaka ahşap sehpa ve kutular olur. Ben eskiden burayı hediyelik eşya mağazası zannettiğim için uzun süre önünden geçmiş, içeri hiç girmemiştim... İçerdeki envai çeşit boncukları görünce de daha önceden keşfetmediğime pişman olmuştum. Benim gibi Eminönü'ne gitmeye vakti olmayan ya da o kalabalığı yaşamak istemeyenler için bir alternatif olabilir. Yalnızküçük bir uyarı; Bağdat Caddesi'nde yer almasının faturası olsa gerek, burada fiyatlar Eminönü'ne kıyasla daha yüksek...










Canım annem süslediği taşlar için değişik boncuklar aldı...

Ben de birçok eksiğimi tamamladım. Ne yazık ki Moskova'da bu tip hobi mağazaları yok, keşke olsa :( Sanırım İstanbul'a ait özleyeceğim şeylerden biri de rengarenk incik boncuklar olacak!

Limonlu Çay

Bu fincan yüzükten bir tane kendime yapmıştım, canım teyzem bir tane de ben isterim diyince hemen yerine getirdim ben de ;)

Dantel Yüzükler







Fırından en son çıkan taçlarım...






Kaytar-ma!


Son günlerde her türlü yayını okuma potansiyeline sahip hissediyorum kendimi yeter ki Rusça ders kitapları olmasın :) İtiraf ediyorum ben inanılmaz tembel bir öğrenciyim! (Allahım bana acı da ilerde bebişimiz olduğunda sakın ola bana benzetmeye kalkma! Amin!) Ne zaman Rusça çalışmaya başlasam o anda aklıma kesin başka bir iş geliyor, kalkıyorum yemek hazırlıyorum, makineye çamaşır koyuyorum, incik boncuklarımı yeni baştan organize ediyorum, marketten alacaklarım çıkıyor gidip alışveriş yapıyorum, skype'a bir bakıyım annem hatta mı diyorum, o sırada bizim kızlarla mailleşiyorum vs... sonuçta ders dışında herşeyi yapıyorum :P


Bu kaytarmalarım esnasında yaptığım işlerden biri de canım ablamın hediye ettiği, Yukiko Miyai'nin hazırladığı Clay Art isimli kitaba el atmak oldu... İçinde inanılmaz örnekler var, bu pembe çiçeklerin polimer kilden yapıldığına inanması güç... Ben de en kısa sürede denemek istiyorum! Ayrıca Ağustos ayını bitirdiğimiz şu günlerde yavaş yavaş Eylül ayı için eğlenceli bir süpriz hamur hazırlamaya başlasam çok iyi olacak ;) Gördüğünüz gibi hobiler söz konusu olduğunda beni sık sık ziyaret eden ilham perim, iş ders çalışmaya geldiğinde benden önce topuklayıveriyor :)